Saçma te’viller

2016-11-08 17:03:00

Saçma te’viller Sual:Bazı kimseler, Kıyâmetin büyük alâmetlerinden olan güneşin batıdan doğmasını, İslâmiyetin batıdan yayılacağı şeklinde te’vil ediyorlar. Dâbbet-ül-arzın ise, Aids hastalığının virüsü olduğunu söylüyorlar. Böyle te’vil câiz midir? CEVAP Kur’ân-ı kerîmin açık, meşhur manâlarını değiştirenler, bâtınî denilen sapık bir fırka mensupları idi. Bunlar, Kur’ân-ı kerîmin açık manâlarına inanmayıp, kendilerine göre başka manâlar çıkarırlar, (Kur’ânın zâhir ve bâtın manâları vardır, bâtın, yanî iç manâsı lâzımdır. Cevizin kabuğu değil, içi işe yarar) diyerek, dînin emirlerini bozmaya çalışırlar. (Tarîkat-ı Muhammediyye) ve (Akâid-î Nesefî) şerhinde böyle kimselerin müslümanlıktan çıktığı bildirilmektedir. Bu iki kitapta bildirilen fetvâ şöyle: (Kur’ân-ı kerîmin âyetlerine, kelimelerin açık, meşhur manâları verilir. Bu manâları değiştirerek bâtınîlere uyanlar kâfir olur.) Bunlar gibi Kur’ân-ı kerîm te’vil edilirse, ortada din diye bir şey kalmaz. Namaz, oruç, zekât te’vil edilerek ortadan kaldırılır!.... Devamı

On büyük alâmet

2016-11-08 16:34:00

On büyük alâmet Müslim’deki Hadîs-i Şerîfte, şu on alâmetin çıkacağı bildirilmiştir:   1-Mehdî gelecek: Babası Abdullah, annesi Âmine’dir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Mehdî’nin başı hizâsında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdî’dir, sözünü dinleyin” diyecektir.)[Ebû Nuaym] (Ehl-i beytimden bir zât yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyâmet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, dünyayı adâletle doldurur. İdâresi yedi yıl sürer.)[Müslim]   2-Deccâl gelecek: Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Deccâl çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrı olduğuna inananın îmânı gider.)[İ.E.Şeybe]   3-Hz. Îsâ gökten inecek: Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki: (Allahın Resûlü Meryem oğlu Îsâ’yı öldürdük dedikleri için Yahûdîleri la’netledik. Onlar Îsâ’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine Îsâ gibi gösterildi.)[Nisâ 157] Hz.Îsâ göğe kaldırılmıştır. (Nisâ 158) (Elbette o[Hz.Îsâ’nın Kıyâmete yakın gökten inmesi], Kıyâmetin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydâvî] Hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki: (Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak iner, haçı parçalar, domuzu öldürür[yasaklar], kin, nefret ve haset ortadan kalkar.) [Müslim] (İsâ aleyhisselâm, inince, her yerde sükûn, emniyet meydana geli... Devamı

Kıyamet ne zaman kopacak

2016-11-08 16:22:00

Kıyamet ne zaman kopacak Sual:Kıyâmet ne zaman ve nasıl kopacaktır? CEVAP Kıyâmetin ne zaman kopacağı bildirilmemiş, (Onu ancak Allah bilir) buyurulmuştur. (A’râf 187, Ahzâb 63) Kıyâmetin kopmasına yakın çeşitli alâmetler çıkacaktır. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki: (Rabbinin bazı âyetleri[alâmetleri] geldiği gün, önce îmân etmemiş veya îmânında hayır kazanmamış olana, [o günkü] îmânı fayda vermez.) [En’âm 158] Hadîs-i şerîfte, bazı alâmetlerin ne olduğu şöyle bildirilmektedir: (Şu üç şey ortaya çıkınca, îmân etmemiş veya îmânından hayır kazanmamış olana, îmânı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, deccâl ve dâbbet-ül-arz.)[Tirmizî] Kıyâmet koparken, dünya, şimdiki yörüngesinden çıkıp, başka bir yörüngeye girer, daha sonra dağlar hallaç pamuğu gibi atılır, taş taş üstünde kalmaz, apartmanlar, gökdelenler, köşkler yıkılır. Her yer maddî ve ma’nevî olarak virân olur. Kıyâmetin ne zaman kopacağı belli değil ise de, birçok alâmetleri çıkmıştır. On büyük alâmet çıkmadıkça Kıyâmet kopmıyacağını Peygamber efendimiz bildirmiştir.... Devamı

Küçük alametler

2016-11-08 15:54:00

Küçük alametler [Kıyametin kopması ile ilgili küçük alametlerle ilgili hadis-i şeriflerden bazılarını bildiriyoruz:] (Erkekler azalır, kadınlar çoğalır, zina artar.) [Buharî] (Çalgı her yere yayılır, zaptiye, gammaz ve gıybetçi çoğalır.) [Beyhekî] (Tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberânî] (İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır.) [İbni Mace] (İşler, ehli olmıyana verilir.) [Buharî] (Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helala haram, harama helal derler; Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemî] (Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olur!) [Tirmizî] (Sadıklar yalanlanır, yalancılar kabul görür. Eminler hain, hainler emin sayılır.) [İ.Ahmed] (Kur'an-ı kerim çalgı aletlerinden okunur. Tecvid ile, güzel okuyanlar dinlenmeyip, musiki ile şarkı gibi okuyanlar dinlenir.) [Tergib-üs-salât] (İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalını, haramını düşünmiyeceklerdir.) [R.Nasıhin] (Sadece tanıdıklara selam verilir. Sıla-i rahm kalkar ve yalancı şahidler ve yazarlar çoğalır.)[Hakim] (Zengine malı için tazim edilir, fuhuş yayılır, piç çoğalır. Alış-verişte hile yapılır, büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmez. Kurtlar, kuzu postuna bürünür. O zamanda en iyi kimse, müdahim olandır.)[Hakim] {Müdahim, kimseye karışmayıp, kendi işine bakandır} (Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmıyacaktır.)[Deylemî] (İzinsiz ticaret yapılmaz.)[Müslim] (“Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim] (Kötü iyi, iyi kötü gösterilmedikçe, kıyamet kop... Devamı

Kıyamet alametleri

2016-11-08 16:16:00

Kıyamet alametleri Sual:Bin yılından sonra ahir zaman olduğu söyleniyor. Bu ne demektir? CEVAP Kıyamet kopacağı zaman, dünya, bugünkü yörüngesinden çıkıp, başka bir yörüngeye girecek, daha sonra dağlar hallaç pamuğu gibi atılacak, taş taş üstünde kalmıyacak, apartmanlar, gökdelenler, saraylar yıkılacaktır. Madden böyle viran olduğu gibi manen de, iman yönünden de viran olacaktır. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, ahir zaman peygamberidir. Yani bin dört yüz seneden beri ahir zamandayız. Hicretin bin yılından sonra birçok küçük alametler belirmiştir. Bazı alametler belli olmuştur. Küçük alametlerden yirmisi şöyle: 1-Emanete riayet kalkar. 2- Kötüler, aşağı kimseler, iş başına geçer, söz sahibi olur. 3-İçki çok içilir. 4-Zekât verilmez. 5-Hanıma uyup, anneye isyan edilir. 6-Erkekler ipek giyer. 7-Zararından korunmak için insanlara müdara edilir. 8-Gençler fâsık olur. 9-Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır. 10-Tefecilik, faiz aşikare olur. 11-Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz. 12-İslâma uymak ayıp sayılır. 13-Herkese iyilik eden müslüman ahmak sayılır. 14-İslâma uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur. 15-Mescidlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir. 16-Cihad terkedilir. 17-Bid'atler yayılır. 18-Günaha teşvik artar 19- İyiliğe mani olunur. 20-Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar. 21-Cansızlar da konuşur. 22-Komşuluk kötüleşir. 23-Cimrilik artar. Bu alametlerin çoğu çıktığına göre ahir zamanda olduğumuz meydandadır. Ahir zamanda İslâmiyete uymanın, ateşi elde tutmak gibi zor olacağı ha... Devamı

Kıyamet günü

2016-11-08 15:48:00

GÜNCEL ARŞİV Sual:Bazıları kıyamete inanmıyor. Hepsi bu dünyadadır diyorlar. Kıyamet hakkında bilgi verir misiniz? CEVAP Kıyamet günü vardır. O gün, elbette gelecektir. O gün; gökler parçalanacak, yıldızlar dağılacak, yeryüzü ve dağlar, parça parça olacaktır ve yok olacaklardır. Kur'an-ı Kerim, bunları haber veriyor. Kıyamette, bütün mahluklar, yok olup, tekrar yaratılacak, herkes mezardan kalkacaktır. Allahü teâlâ, çürümüş, toz olmuş kemikleri yine diriltecektir. O gün, terazi kurulacak, herkesin hesap defterleri uçarak, iyilere sağ taraflarından, fenalara sol taraflarından gelecektir. Cehennem üzerindeki sırat köprüsünden geçilecek, iyiler geçip Cennete gidecek, Cehennemlikler, Cehenneme düşecektir. Bu bildirdiklerimiz, olmıyacak şeyler değildir. Muhbir-i sadık [doğru haber veren] Muhammed aleyhisselam haber verdiği için, hemen kabul etmek, inanmak gerekir. Hayâle kapılarak şüpheye düşmemelidir. Allahü teâlâ, (Resulümün getirdiklerini alınız!) yani, her söylediğine inanınız! buyuruyor. (Haşr 7) Kıyamette, peygamberler, âlimler, şehidler, salihler, Kur'an-ı kerim okuyanlar ve daha başkaları şefaat edecektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (1- Kur'an-ı kerim okuyanlar, 2- Peygamberiniz, 3- Akrabalar, 4- Emanete riayet edenler, 5- Din kardeşleriniz şefaat eder.)[Deylemî] 1-Kur'an-ı kerimi tecvid ile, teganni etmeden sırf Allah rızası için okuyanlar şefaat eder. 2-Peygamber efendimiz, büyük şefaatçidir. (Büyük günah işliyenlere şefaat edeceğim) buyurdu. (Tirmizî) 3-Şefaat yetkisi verilen akrabalar, yakınlarına şefaat eder. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Şehid, ev halkından 70 kişiye şefaat eder.) [Beyhekî] 4- Emanete riayet eden... Devamı

Japonca Kelimeler

2015-12-18 21:31:00

  Ohayo gozaimasu : Günaydın Komban wa : İyi akşamlar Oyasumi nasai : İyi geceler Sayoonara : Güle güle Mata aimashoo : Görüşürüz Watashi wa Ali desu : Ben Ali ‘yim Hajimemasihite : Memnun oldum Doozo yoroshiku : Tanıştığımıza memnun oldum Namae wa? : Adınız? Ogenki desu ka? : Nasılsınız? Hai, genki desu : Evet, iyiyim Anata wa o-ikutsu desu ka? : Kaç yaşındasınız? Arigatoo gozaimasu : Teşekkür ederim Doo itashimashite : Birşey değil Sumimasen : Afedersiniz Gomennasai : Özür dilerim Subarashii : harika Taihen warui : Çok kötü Totemo oishii : Çok lezzetli Kini irimashita : Beğendim Kini irimasen deshita : Beğenmedim Omedetoo gozaimasu : Tebrik ederim Wakarimasen : Anlamıyorum Wakarima su ka? : Anlıyor musun? Hai, wakarimasu : Evet, anlıyorum iie, wakarimasen : Hayır, anlamıyorum Kurikaeshite kudasai : Tekrarlayınız lütfen Migi ni arimasu : Sağda Hidari ni arimesu : Solda ikura : Kaça ikura desu ka? : Bu kaç para? Takai : Pahalı Kore wa taihen takai : Bu çok pahalı Kaimasu : Alıyorum Kaimasen : Almıyorum Nanika otetsudai dekimasu ka? : Size yardımcı olabilir miyim? Totemo kirei desu : Çok güzel ikutsu desu ka? : Kaç tane? Toruko ishi : Turkuazlı kolye Kin : Altın Gin : Gümüş Doo : Bakır Baggu : Çanta Kawa-ya : Derici Juutan : Halı Nebiki : İndirim Roji : Sokak Mizu : Su Toire : Tuvalet Shimashoo ka? İster misiniz? Okanjoo : Hesabınız Chotto : Bakar mısınız Nashi : Armut Kooryoo : Baharat Chippu : Bahşiş Kooshi : Dana Pan : Ekmek Ringo : Elma Piinattsu : Fıstık Sakana : Balık Suika : Karpuz Koshoo : Karabiber Watashi : Ben Anata : Sen Kare : O -Erkek Kanajo : O -Kız Watashi-tachi : Biz Anata gata : Siz Kare-ra : Onlar... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Vedalaşma

2015-12-18 21:50:00

左様なら。 Sayoonara! Güle güle / Allah'a ısmarladık / Hoşçakalın. それじゃ。 Sore ja. Hoşçakal. (teklifsizce, dostça) じゃあね。 Jaa ne. Hadi, eyvallah. (gençler arasında) 又会いましょう。 Mata aimashoo. Görüşürüz. / Yine görüşelim. 又ね。 Mata ne. Yine görüşelim. では又。 Dewa mata. Görüşmek üzere. お体に気を付けて。 O-karada ni ki o tsukete. Kendinize dikkat edin. 行ってらっしゃい。 / 行ってらっしゃいませ。 İtterasshai! / İtterasshaimase! İyi yolculuklar! 宜しくお伝え下さい。 Yoroshiku otsutae kudasai. Selam söyleyin. ... に宜しく。 ... ni yoroshiku. ...'-e selam söyle. 畏まりました。 / 承知しました。 Kashikomarimashita. / shoochi shimashita. Baş üstüne.... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Üzüntü

2015-12-18 21:46:00

  残念です。 Zannen desu. Ne yazık. / Maalesef. お大事に。 Odaiji ni. Geçmiş olsun. お悔やみを申し上げます。 Okuyami o mooshi agemasu. Başınız sağ olsun. ご冥福を祈り致します。 Gomeifuku o oinori itashimasu. Allah rahmet eylesin. Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Sevgi sözleri

2015-12-18 21:44:00

貴方を愛して居ます。 Anata o aishite imasu. Seni seviyorum. 貴方が好きです。 Anata ga suki desu. Senden hoşlanıyorum. 貴方無しでは生きられません。 Anata-nashi dewa ikiraremasen. 貴方無しでは生きる事が出来ません。 Anata-nashi dewa ikiru koto ga dekimasen. Sensiz yaşayamam. 貴方と別れられません。 Anata to wakareraremasen. 貴方と別れる事が出来ません。 Anata to wakareru koto ga dekimasen. Senden ayrılamam. Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Dil bilme

2015-12-18 21:42:00

日本語が出来ますか? Nihon-go ga dekimasu ka? Japonca biliyor musunuz? はい、出来ます。 Hai, dekimasu. Evet, konuşurum. いいえ、出来ません。 Iie, dekimasen. Hayır konuşamam. 判りますか? Wakarimasu ka? Anlıyor musunuz? はい、判ります。 Hai, wakarimasu. Evet, anlıyorum. いいえ、判りません。 Iie, wakarimasen. Hayır, anlamıyorum. 仰っしゃる事が判りません。 Ossharu koto ga wakarimasen. Söylediğinizi anlamıyorum. もっとゆっくり話して下さい。 Motto yukkuri hanashite kudasai. Daha yavaş konuşun lütfen. もう一度云って下さい。 Moo ichido itte kudasai. Bir daha söyleyin lütfen. 此処に書いて下さい。 Koko ni kaite kudasai. Buraya yazınız lütfen. 私は日本語が上手です。 Watashi wa Nihon-go ga joozu desu. İyi Japonca konuşabilirim. 日本語話せる人は居ますか? Nihon-go hanaseru hito wa imasen ka? Japonca konuşabilen biri yok mu? 之は何と云う意味ですか? Kore wa nan to iu imi desu ka? Bu ne demektir? (Bunun anlamı nedir?)... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Özür dileme

2015-12-18 21:39:00

済みません。 Sumimasen. Affedersiniz. ご免なさい。 /お邪魔しました。 Gomen nasai. / Shitsurei shimasu. Özür dilerim. 遅れてご免なさい。 Okurete gomennasai. Özür dilerim, geç kaldım. お邪魔でしょうか? Ojama deshoo ka? Rahatsız ediyor muyum? お邪魔しました。 Ojama shimashita. / Shitsurei shimashita. Rahatsız ettim. お世話になりました。 Osewa ni narimashita. Size zahmet oldu. お構いなく。 Okamai naku. Zahmet etmeyin. とんでもありません。 Tondemo arimasen. Rica ederim. かまいません。 Kamaimasen. Farketmez. (Sorun değil.) 気にしないで下さい。 Ki ni shinaide kudasai. Aldırmayın. (Boş verin.)... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Teşekkür etme

2015-12-18 21:37:00

どうも。 Doomo. Sağol. 有難う。 Arigatoo. Sağ ol. / Teşekkürler. どうも有難う。 Doomo arigatoo. Çok sağol. (teklifsizce) 有り難う御座います。 Arigatoo gozaimasu. Sağ olun. / Teşekkür ederim. どうも有り難う御座います。 Doomo arigatoo gozaimasu. Çok teşekkür ederim. どうも有り難う御座いました。 Doomo arigatoo gozaimashita. Çok teşekkür ettim. ご親切にありがとう。 Goshinsetsu ni arigatoo. İlginize teşekkür ederim. 大変お世話に成りました。 Taihen osewa ni narimashita. Çok yardımcı oldunuz. どう致しまして。 Doo itashimashite. Bir şey değil.... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Kabul etme ve reddetme

2015-12-18 21:35:00

勿論。 Mochiron Tabii. 良いですよ。 ii desu yo. Tamam. (oldu.) 宜しい。 Yoroshii. Iyi 可能です。 / ありえます。 Kanoo desu. / Ariemasu. Olabilir. はい、結構です。 Hai, kekkoo desu. Evet, olur. はい、そうです。 Hai, soo desu. Evet, öyle. いいえ、駄目です。 Iie, dame desu. Hayır, olmaz. いいえ、そうではありません。 Iie, soo dewa arimasen. Hayır, öyle değil. 不可能です。 / ありえません。 Fukanoo desu. / Ariemasen. İmkânsız.... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Tanışma

2015-12-18 21:32:00

貴方の名前は何ですか? Anata no namae wa nan desu ka? Adınız nedir? 貴方の名前を教えて下さい。 Anata no namae o oshiete kudasai? Adınızı öğrenebilir miyim? 私の名前は ... です。 Watashi no namae wa ... desu. Benim adım ...'-dır. 名字は ... Myooji wa... Soyadım... 私は ... です。 Watashi wa ... desu. Ben ...-yım. 貴方は日本人ですか? Anata wa Nihon-jin desu ka? Siz Japon musunuz? はい私は日本人です。 Hai, watashi wa Nihon-jin desu. Evet, ben Japon'um. 私はトルコ人です。 Watashi wa Toruko-jin desu. Ben Türk'üm. 初めまして。 / お目に掛かれて光栄です。 Hajimemashite. / Omeni kakarete kooei desu. Memnun oldum. こちらは ... さんです。 Kochira wa ... San desu. Bu ... Bey / Hanım. どうぞ宜しく。 Doozoyoroshiku. Tanıştığımıza memnun oldum. 貴方は何歳 (お幾つ) ですか? Anata wa nan sai (o-ikutsu) desu ka? Kaç yaşındasınız? 私は ... 歳です。 Watashi wa ... sai desu. ... yaşındayım. 貴方は旅行者ですか? Anata wa ryokoosha desu ka? Siz turist misiniz? 私は以前から貴方を知って居ます。 Watashi wa izen kara anata o shitte imasu. Ben sizi önceden tanıyorum.... Devamı

Japonca/Günlük konuşmalar/Selamlaşma

2015-12-18 21:28:00

今日は (Konnichi wa!) Merhaba! / İyi günler! おはようございます。 (Ohayoo gozaimasu!) Günaydın! 今晩は。 (Konban wa!) İyi akşamlar! おやすみなさい。 (Oyasumi nasai!) İyi geceler! ひさしぶりですね。 (Hisashiburi desu ne.) Ne zamandır görüşmedik, değil mi? ご機嫌いかがですか?, おげんきですか? (Gokigen ikaga desu ka?, Ogenki desu ka?) Nasılsınız?, İyi misiniz? おかげさまで / げんきです 有難う。 (Okagesama de. / Genki desu, arigatoo.) İyiyim, teşekkür ederim. とてもげんきです。 (Totemo genki desu.) Çok iyiyim. どうげんき? (Doo, genki?) Ne var, ne yok? まあまあです。 (Maa maa desu.) Eh, şöyle böyle. ありがとう相変わらずです。 (Arigatoo, aikawarazu desu.) Teşekkürler, her zamanki gibi. / Bildiğin gibi. わるくはありません。 (Waruku wa arimasen.) Fena değilim. そんなによくありません。 (Sonnani yoku arimasen.) Pek iyi değilim. 少し疲れて居ます。 (Sukoshi tsukarete imasu.) Biraz yorgunum. 私は病気です。 (Watashi wa byooki desu.) Hastayım.... Devamı

ABBÂDÎ

2011-03-10 13:31:00

ABBÂDÎ Meşhûr tasavvuf âlimlerinden. İsmi Muzaffer bin Erdeşir bin Ebî Mensur el-Mervezî'dir. Merv şehrinin bir köyüne nisbetle Abbâdî diye meşhur olmuştur. Künyesi Ebû Mansur, lakabı Kutbüddîn'dir. 1098 (H.491)'de Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde Huzistan'da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti.Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin kabrinin bulunduğu Şunîziyye kabristanına defn edildi. İlim öğrenmeye Merv'de başladı. Nasrullah ibni Ahmed bin Erdeşir, Nasrullah ibni Ahmed el-Huşamî, İsmâil bin Abdulgafûr el-Fârisî, Abdulgaffâr eş-Şirevî, Zâhir bin Tâhir, Abdülmünîm bin el-Kuşeyrî gibi zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Kendisinden ise Ebû Muhammed el-Akdân hadîs-i şerîf işitti. Güvenilir bir hadîs râvisidir. Vâz ve nasîhatlarıyla şöhret bulmuştur. Hitâbeti çok düzgün, tesirli ve anlatım gücü kuvvetli idi. Halk onun vâzlarından çok istifâde edip, şevkle dinlerdi. Ona, "Sultan-ı Suhan", "Hâce-i Mânâ" ve zamânının allâmesi, en büyük âlimi mânâsında "Allâme-i Rüzgâr" gibi medhedici ünvânlar verilmiştir. Bu derece tanınıp sevildikten sonra Selçuklu hükümdârı Sultan Sencer onu Abbâsî halîfesi Muktefî Liemrillâh'a elçi olarak gönderdi. Abbâdî'nin tasavvuf ilminde, tasavvufun pekçok konularını açıklayan Sûfînâme adlı eseri vardır. Bundan başka Menâkıb-us-Sûfiyy... Devamı

ABAPÛŞ-İ VELÎ

2011-03-10 13:29:00

ABAPÛŞ-İ VELÎ Anadolu evliyâsından. İsmi Bâli Mehmed Çelebi olup, Bâlî Sultan olarak da bilinir. Germiyan şehzâdelerinden Hızır Paşanın oğludur. Dedesi Süleymân Şah, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin oğlu Sultan Veled'in kızı Mutahhara Sultan ile evli olduğundan, soyu Mevlânâ hazretlerine ulaşır. Babası ona, saltanat elbisesi yerine tarîkat abası giydiği için "Abapûş-i Velî" lakabını vermiştir. Abapûş-i Velî, küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Kısa zamanda ilim tahsîlini tamamladı. Ahlâk ve edeb nümûnesi idi. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu. İnsanlara doğru yolu göstermek üzere icâzet, diploma aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. Tîmûr Han Afyon taraflarına geldiğinde, onun bölgesine girmedi ve bâzı ihsânlarda bulunmak isteyince; "Bizim abamız, elbisemizi terk ve ihtiyaçsızlık elbisesidir" deyip kabûl etmedi. Tîmûr Han Abapûşî hakkında; "Böyle zatlar boş değildir. Allahü teâlâdan başkasından ne korkarlar, ne bir şey beklerler. Şahların gönüllerinde onların heybeti, korkusu yer etmiştir." dedi. Abapûş-i Velî ömrünün sonlarını babasından kalan dergâhında yalnız geçirdi. Devamlı ibâdetle meşgûl olurdu. Talebeleri ve sevenleri huzuruna gidip ders ve sohbetlerini dinler, ondan istifâde ederlerdi. Çeşitli zamanlarda insanlar arasına çıkıp, onlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlatır, herkesi iyiliğe teşvik ederdi. Vefâtından önce kendi ... Devamı

ABDURRAHMÂN NESÎB EFENDİ

2011-03-10 13:26:00

ABDURRAHMÂN NESÎB EFENDİ Rufâî tarîkatinin Gülşenî koluna mensup evliyâ. Son devir Osmanlı şeyhülislâmlarından. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. 1914 (H.1332) senesinde istanbul'da vefât etti. Üsküp Nâibi Halil Fevzi Efendinin oğlu, Tırhala kâdısı Ahmed Sâdık Efendinin torunudur. Babası, oğlunun doğumundan birkaç ay önce vefât etti. Vasiyetinde eğer çocuğu erkek olursa, Azîz Mahmûd Hüdâyî Efendi Dergâhı postnişîni ve kendisinin de şeyhi olan Abdurrahmân Nesîb Dede'nin adının verilmesini istedi. Nitekim doğan çocuğa Abdurrahmân Nesîb ismi verildi. Âilenin Liphova'ya taşınması üzerine ilk tahsîlini orada yaptı. Yanyalı Şeyh Ömer ve Abdüllatif efendilerden ders aldı. Ergiri'de medreseye devâm etti. Liphovalı Süleymân Efendiden hat dersleri aldı. Dînî ilimlerde ilerledi. Bu arada Rufâî tarîkati şeyhlerinden Liphovalı Şeyh Mehmed Resmî hazretlerinin derslerine devâm etti. Yine aynı tarîkatin Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Edirneli Şerefüddîn Şuayb Efendiye diye bağlanarak sohbetlerine devâm etti. Tasavvuf makamlarında ilerledi ve icâzet, diploma aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih dersiâmlarından Mustafa Şevket Efendinin derslerini tâkib eden Abdurrahmân Nesîb Efendi, daha sonraRumeli sadâreti Dâiresinde zabıt kâtipliğinde bulundu. 1868'deNevrokop nâibliğine, 1871'de Bosna vilâyeti merkez nâibliğine tâyin edildi. 1876-1909 yılları arasında Rodos, Diyarbakır, Erzurum, Yanya, Selânik, Şam ve Haleb nâiblikleriyle Rodos, Yanya, Edirne veİstanbul vilâyetleri mahkeme reisliği, temyiz &... Devamı